Aile Şirketinde Çıplak Pay: Pay Defterinin İzinde Bir Heyet İncelemesi
Av. Dr. Burak Doğan · Ağustos 2023

Hazırlanmasında görev aldığım bilirkişi heyeti raporlarından biri, Yargıtay bozması sonrasında dosyaya dönen ve görünüşte tek bir soruya indirgenmiş bir uyuşmazlığa aitti: bir aile şirketinde devredildiği iddia edilen paylar senede bağlanmış mıydı, yoksa çıplak pay mıydı? Soru tek cümlelikti; cevabı bulmak ise 1986'ya kadar uzanan bir Ortaklar Pay Defterini satır satır yeniden kurmayı gerektirdi.
Senede Bağlı Pay, Çıplak Pay
Anonim şirkette pay senedi çıkarmak kural olarak zorunlu değildir (azlığın talebi hâli saklıdır — TTK m.486/3). Senede bağlanmamış paya "çıplak pay" denir. Hamiline yazılı senede bağlı payın devri zilyetliğin geçirilmesiyle, nama yazılı senede bağlı payın devri ciro ve teslimle gerçekleşir. Çıplak payın devri ise TTK'da ayrıca düzenlenmemiştir: bedeli ödenmiş çıplak pay, alacağın temliki hükümlerine göre, yazılı bir temlik beyanıyla devredilir; Yargıtay adi yazılı sözleşmeyi yeterli görür.
Bu ayrımın pratikteki anlamı büyüktür: payın hangi biçimde var olduğu, devrin hangi şekil şartına tabi olduğunu, dolayısıyla yıllar önce yapılmış bir devrin bugün geçerli sayılıp sayılmayacağını belirler.
Defterin İzinde
İnceleme iki kayıt setinin çapraz kontrolüne dayandı: Ortaklar Pay Defteri ve büyük defterin 500 numaralı Sermaye Hesabı. Defterin ilgili sayfalarındaki devir işlemleri, ilgili yılların yevmiye kayıtlarıyla tek tek eşleştirildi ve kayıtların büyük bölümünün birbirini doğruladığı görüldü. Ancak defter, anlatamadıklarıyla da konuşuyordu: bir ortağın pay bakiyesi iki ayrı noktada, defterde hiçbir işlem kaydı olmaksızın düşüyordu — bir sayfada 150 paydan 50'ye, bir başka sayfada sermaye artırımı sonrası beklenenin yarısına. Defterin ilk satırındaki 1986 tarihli kaydın kaynağı da (kuruluş mu, devir mi) kayıtlardan anlaşılamıyordu. Bu boşluklar, defter kayıtlarının ispat gücünün sınırlarını gösteren notlar olarak raporda yerini aldı.
Yerinde İnceleme: Adreste Şirket Yoktu
Dosyanın en öğretici sahnesi, mahkeme kararı gereği dava dışı şirketin beyan edilen adresinde yapılmak istenen yerinde incelemeydi. Adreste şirketin tabelası da, belgesi de, tek bir çalışanı da yoktu; defterlerin başka bir ilde olduğu beyan edildi ve durum tutanağa bağlandı. Bunun üzerine raporda, incelenmesi gereken belgelerin — pay defteri asılları, yönetim kurulu karar defteri, sermaye artırım ve temettü kayıtları — tek tek listelenerek dosyaya ibrazı ve evrak güvenliği bakımından incelemenin mahkeme kalemi nezaretinde yapılması önerildi. Yerinde inceleme, çoğu zaman defter incelemesinden fazlasını anlatır: kayıtların nerede ve nasıl tutulduğu da bir bulgudur.
Sonuç: Çıplak Pay ve Sonuçları
Şirket esas sözleşmesi payların nama yazılı olduğunu öngörüyor, senetlerin dip koçanlı ve sıra numaralı bastırılacağını düzenliyordu; ticaret sicili ilanlarında bu maddeye ilişkin bir tadile de rastlanmadı. Ne var ki dosyada, payların fiilen senede bağlandığına — bastırılmış tek bir senede — dair hiçbir bulgu yoktu. Heyetin vardığı sonuç buna göre şekillendi: ihtilaf konusu paylar senede bağlanmamıştır, çıplak pay niteliğindedir; devirleri de alacağın temliki hükümleri çerçevesinde değerlendirilecektir. Aile şirketlerinde "senet bastırmama" alışkanlığının, onlarca yıl sonra bir ispat krizine nasıl dönüştüğünün ders kitabı örneğiydi.