B·D Burak Doğan
Yazılar

Yasal Dayanağı Ortadan Kalkan Fona Verilmiş Teminat Mektuplarının Hükümsüzlüğü

Av. Dr. Burak Doğan · Aralık 2023

Masada imzalanan belgeler ve adalet terazisi

Hazırlanmasında görev aldığım bilirkişi raporları arasında en "yaşlı" evrak, bu dosyadan çıktı: 1990'ların ikinci yarısında düzenlenmiş üç banka teminat mektubu. Mektupların verildiği fon yirmi yılı aşkın süre önce kaldırılmış, mektuplar ise hukuk âleminde bir yerlerde varlığını sürdürmeye devam etmişti. Geniş yetkili bir aracı kurum, bu mektupların hükümsüzlüğünün tespiti için kamu kurumlarına karşı dava açtığında, ortaya sermaye piyasasının kurumsal hafızasına dair ders niteliğinde bir tablo çıktı.

Menkul Kıymetler Tanzim Fonu ve Kalkan Yasal Dayanak

Mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu döneminde aracı kurumlar, aracılık işlemlerinin teminatı olarak banka teminat mektubu düzenletip ilgili mevzuat uyarınca Menkul Kıymetler Tanzim Fonu'nda (MKTF) muhafaza edilmek üzere Sermaye Piyasası Kurulu'na sunmakla yükümlüydü. Dosyadaki üç mektup da bu yükümlülüğün gereği olarak 1996–1999 aralığında düzenlenmişti.

2000 yılında yürürlüğe giren 4568 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesine İlişkin Kanun, MKTF'yi düzenleyen hükümleri yürürlükten kaldırdı; kaldırılan fonların gelir ve nakit bakiyelerinin doğrudan bütçeye gelir kaydedilmesi öngörüldü. Yani mektupların verilme sebebi olan hukuki zemin ortadan kalktı. Ne var ki teminat mektubu, niteliği gereği bağımsız bir garanti taahhüdüdür: dayanak ilişki sona erse bile, mektup aslı tedavülde kaldığı sürece lehtar bankanın ödeme taahhüdü kâğıt üzerinde yaşamaya devam eder. Aracı kurum açısından bu, bilançoda görünmeyen ama yok da sayılamayan bir kuyruk risktir.

Çeyrek Asır Sonra: Mektuplar Nerede, Hangileri?

Davanın en öğretici kısmı, mektupların fiziki serüveniydi. Yargılama sırasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan mahkemeye üç adet teminat mektubu teslim edildi. Ancak raporun hazırlığında yapılan karşılaştırmada ince bir sorun ortaya çıktı: dava konusu mektuplar tarih + referans numarası ikilisiyle tanımlanmışken, mahkemeye gelen mektuplar tarih + sayı ikilisiyle tanımlanmıştı. İki küme karşılaştırıldığında üç mektuptan yalnızca ikisinin tarihi eşleşiyor, referans numarası ile sayı arasında ise hiçbir eşleşme kurulamıyordu. Başka bir deyişle, mahkemedeki mektupların dava konusu mektuplarla aynı olduğu teyit edilemedi.

Bu, sıradan bir kırtasiye ayrıntısı değildir. Teminat mektubu gibi soyut ve bağımsız bir taahhütte, mektubu birebir teşhis eden künye bilgisi (tarih, referans, sayı, tutar, lehtar) ispatın bel kemiğidir. Yirmi beş yıl boyunca farklı kurumlar arasında el değiştiren evrakta künye standardının korunmamış olması, uyuşmazlığın çözümünü zorlaştıran asıl etken olmuştur.

Raporun Yaklaşımı: Risk, Ancak İade ile Biter

Raporda benimsenen yaklaşım şuydu: mektupların aynılığı sorunundan bağımsız olarak, yasal dayanağı ortadan kalkmış mektupların iade edilmemiş olması ihtimalinde davacı yönünden risk devam eder. Bu riskin ortadan kalkmasının iki yolu vardır: ya mektup asıllarının davacıya iadesi ya da mahkemece hükümsüzlüklerinin tespiti. Mahkemeye teslim edilen mektupların dava konusu mektuplarla aynı çıkması hâlinde iade yolu, aksi hâlde tespit yolu öne çıkacaktır; nihai takdir elbette mahkemeye aittir.

Uygulamaya Dönük Dersler

Bu dosyadan üç pratik çıkarım not edilebilir. Birincisi, mevzuat değişikliklerinde kurumların yalnızca yükümlülük envanterini değil, teminat envanterini de taramaları gerekir: kalkan bir fonun ardında unutulmuş mektuplar kalabilir. İkincisi, teminat mektubu iade süreçleri "iş bitti" rahatlığına bırakılmamalı; asılların fiziken geri alındığı belgelenmelidir. Üçüncüsü, mektup künyelerinin (tarih, referans ve sayı birlikte) kurum kayıtlarında standart biçimde tutulması, on yıllar sonra açılabilecek bir davada ispatın tamamını değiştirebilir.

Kaynakça
4568 sayılı Bazı Fonların Tasfiyesine İlişkin Kanun
Mülga 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili ikincil düzenlemeler
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları uyarınca teminat mektuplarının garanti sözleşmesi niteliği
İstanbul XX. Asliye Ticaret Mahkemesi XXXX/XXX E. sayılı dosyası Bilirkişi Raporu
Tüm yazılar