Genel Müşteri, Teminatını Aşan Zarardan Sorumlu Tutulabilir mi?
Av. Dr. Burak Doğan · Haziran 2023

Hazırlanmasında görev aldığım bilirkişi raporları içinde sonucu en çok "belge disiplinine" bağlı olan dosya buydu. Aracı kurumun evrak seti ilk bakışta kusursuzdu: müşteri tanıma formundan risk bildirimlerine, çerçeve sözleşmelerden virman talimatına kadar on sekiz ayrı form ve sözleşme, aynı gün, aynı IP adresi üzerinden elektronik ortamda onaylanmıştı. Aralık 2021'deki sert fiyat hareketlerinde müşterinin altın ve döviz vadeli pozisyonları eriyince hesap 130 bin TL'yi aşan eksi bakiyeye düşmüş, kurum tutarı merkezî takas kuruluşuna ödeyip rücu takibi başlatmıştı. Buna rağmen rapor, eksi bakiyenin müşteriye yükletilemeyeceği sonucuna vardı. Neden? Çünkü dosyada iki belge yoktu.
Mesafeli Kurulan Yatırım İlişkisi Geçerlidir
İlk tartışma, müşterinin "ıslak imzam yok" savunmasıydı. Bu itiraz raporda kabul görmedi: Belge ve Kayıt Tebliği, yatırım kuruluşlarına Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği çerçevesinde elektronik ortamda çerçeve sözleşme akdetme imkânı tanır. Log kayıtlarıyla desteklenen elektronik onaylar karşısında sözleşmenin kurulmadığından söz edilemezdi. Yani mesele şekil değildi; mesele, kurulmuş ilişkinin yürütülme biçimiydi.
Dosyada Olmayan İki Belge
Birincisi: III-39.1 sayılı Tebliğ m.33, "genel müşteri" statüsündeki yatırımcılara işlem öncesinde uygunluk testi yapılmasını zorunlu kılar. Dosyada ne uygunluk ne de yerindelik testine dair tek bir kayıt vardı. Bunun anlamı şudur: risk bildirim formları usulen onaylatılmış olsa da, müşteriye kendi yatırımcı profiline göre bir risk değerlendirmesi hiç yapılmamıştır. İkincisi: kurum, "defalarca teminat tamamlama çağrısı yaptık" diyordu; ancak dosyada bu çağrılara dair tek bir belge, kayıt veya log yoktu. İddia, dayanaksız kaldı.
Teminatı Aşan Zarar ve III-37.1 m.19 Koruması
"Kaldıraçlı işlemlerle ilgili olarak yatırılan teminat tutarlarının üzerinde bir kayba uğratacak şekilde genel müşteriye ve talebe dayalı profesyonel müşteriye işlem yaptırılamaz. Yatırımcının piyasa koşullarından dolayı teminatından daha fazla zarara uğraması hâlinde söz konusu zarar genel müşteriden ve talebe dayalı profesyonel müşteriden talep edilemez."
Raporun omurgası bu hükümdü. Değerlendirmeye göre kurum, genel müşteri statüsündeki yatırımcının teminatı sıfıra inmeden pozisyonların otomatik kapanmasını (stop-out) sağlayacak tedbirleri almalıydı; teminatı aşan zarar bu müşteri grubundan istenemez. Buna karşılık müşterinin "fiyat hareketleri mevzuat sınırlarını aştı" iddiası yerinde bulunmadı: Borsa İstanbul, o gün döviz ve altın vadeli sözleşmelerde alt fiyat limitini yüzde 10'dan yüzde 80'e çıkardığını kamuya duyurmuştu; hareketler düzenlenmiş sınırlar içindeydi. Rapor iki yönde de aynı ölçüyü uyguladı: iddia, ancak belgesi kadar güçlüdür. Kusur dağılımına ilişkin nihai takdir mahkemeye bırakıldı.
İki Taraf İçin Sonuçlar
Kurumlar için ders yakıcı: onboarding evrakının eksiksizliği yetmez; uygunluk testi kayıtları ile teminat çağrısı loglarının arşivlenmesi, rücu davasının kaderini belirler. Yatırımcılar içinse "genel müşteri" statüsü, sanılandan güçlü bir koruma çerçevesidir — ama bu koruma, piyasanın kendisinden değil, kurumun yükümlülüklerini yerine getirmemesinden doğan zararlar için vardır.