Kaldıraçlı İşlemlerde Scalping, Algoritmik Emirler ve Manipülasyon Sınırı
Av. Dr. Burak Doğan · Mayıs 2024

Hazırlanmasında görev aldığım en güncel bilirkişi raporlarından biri, alışılmışın tersine kurgulanmış bir dosyaya aitti: davayı açan taraf aracı kurum değil, yatırımcıydı. Kaldıraçlı işlemlerden elde ettiği 15 bin dolar civarındaki kazancına kurum tarafından bloke konmuş; yatırımcı bu tutarın iadesi için itirazın iptali davası açmıştı. Kurumun savunması ise nettti: kazanç, koordineli ve manipülatif işlemlerin ürünüydü. Mahkemenin görevlendirmesi de bu yüzden sıra dışıydı — incelenen, davalının değil davacının işlemleriydi.
Scalping Nedir, Nerede Biter?
Saniyeler veya dakikalar içinde açılıp kapatılan çok sayıda işlemle, çok küçük fiyat farklarından kazanç hedefleyen gün içi işlem stratejisi. Yüksek kaldıraç ve düşük marjla çalışır; likiditesi yüksek piyasaları tercih eder ve sıklıkla algoritmik sistemlerle uygulanır.
Scalping, kendi başına meşru bir stratejidir; pek çok piyasada yasal kabul edilir. Sınır, stratejinin fiyat oluşumunu bozmaya başladığı yerdedir: piyasada yapay likidite sıkışıklığı veya fiyat dalgalanması yaratacak agresif uygulamalar, düzenleyici çerçevede piyasa bozucu eylem ve manipülasyon başlıkları altında incelenir. Bu dosya, tam da o sınır çizgisinin üzerinde duruyordu.
Dosyadaki Bulgular: Aynı IP, Aynı Cihaz, Algoritmik Emirler
İnceleme dört başlıkta yoğunlaştı. Birincisi, işlem geçmişi klasik scalping profilini birebir sergiliyordu: çok kısa aralıklarla çok sayıda işlem, işlem başına küçük ama toplamda önemli kazanç. İkincisi, davacıya bağlı hesaplarla birlikte dört ayrı hesabın aynı IP adresi ve aynı cihazlar üzerinden işlem yaptığı tespit edildi — hesaplar arasında koordinasyonun teknik izi. Üçüncüsü, işlemler algoritmik sistemlerle yürütülmüştü ve algoritmanın kurgusu, belirli bir yönde işlem yapılıyormuş izlenimi doğuracak emirler gönderip ardından bu emirleri iptal etmek suretiyle fiyat yönü algısı oluşturmaya elverişliydi. Dördüncüsü, bu döngünün kısa süreli de olsa fiktif fiyat oluşumuna yol açtığı değerlendirildi.
Raporun bir başka katmanı, uluslararası fiyat sağlayıcısının konumuydu. Küresel veri sağlayıcıları çok sayıda kaynaktan beslendiği için bireysel bir grubun bu fiyatları kalıcı biçimde manipüle etmesi güçtür; ancak dar bir piyasa segmentinde, hızlı algoritmalarla yoğunlaşan koordineli işlemler lokal ve geçici fiyat sapmaları üretebilir. Dosyada tespit edilen de buydu: sağlayıcının genel fiyat yapısını değiştirecek ölçekte olmasa da, gerçek piyasa koşullarını yansıtmayan kısa süreli dalgalanmalar.
Savcılık Takipsizliği Hukuk Davasını Bağlar mı?
Yatırımcının elindeki en güçlü koz, geçmişte kurumun şikâyeti üzerine yürütülen ceza soruşturmasının takipsizlikle sonuçlanmış olması ve düzenleyici kurumun bloke işlemine ilişkin bir yazısıydı. Ne var ki hukuk yargılamasındaki bilirkişi incelemesi, ceza soruşturmasının kapsamıyla sınırlı değildir; kurum içi teftiş bulguları, log kayıtları ve işlem verileri üzerinden bağımsız bir değerlendirme yapılır. Nitekim rapor, işlemlerin piyasada anormal fiyat hareketlerine yol açacak şekilde kurgulandığı ve bu faaliyetlerin piyasa manipülasyonu olarak değerlendirilebileceği sonucuna ulaştı; nihai nitelendirme, her zaman olduğu gibi mahkemeye aittir.
Çıkarımlar
Yatırımcılar için ders açık: koordineli hesap kullanımının izleri — IP, cihaz, zaman damgası — sistemlerde silinmeden durur ve yıllar sonra aleyhe delil hâline gelebilir. Kurumlar içinse iki yönlü bir ders var: kazanç blokesi gibi ağır bir tedbirin arkası, teftiş bulguları ve teknik kayıtlarla doldurulabilmelidir; aksi hâlde bloke, kurumun kendi aleyhine dönen bir dava konusu olur.