Kredi Kartı Dönem Borcuna İlişkin Akdi Faiz ve Gecikme Faizi Hesaplamaları ve Hesaplama Hataları
Av. Dr. Burak Doğan · Kasım 2024

2022–2024 yılları arasında, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülen davalara ilişkin bilirkişi raporlarının hazırlanmasında görev aldığım dönemde incelediğim dosyalarda, dava tarafı olan bankaların ve sermaye piyasası aracı kurumlarının, karşı taraf olan müşterilerinden faiz, masraf, komisyon vb. başlıklar altında yaptıkları kesinti tutarlarının, mevzuata/sözleşmeye göre olması gerekenden fazla olduğu durumlara sıklıkla rastladım. Fazla yapılan kesintilerin cüzi boyutlarda olması sebebiyle müşteriler, bu hesaplama hatalarını genellikle asli uyuşmazlık konusu yapmamaktadır. Ancak, bu tür hesaplama hataları sistematik bir hal aldığında, müşteri tabanlarının büyüklüğü düşünülünce, finansal kuruluşlar için önemli bir gelir kaynağına dönüşebilir. Bu bağlamda, kredi kartı dönem borçlarına ilişkin faiz hesaplama hataları da kümülatif etkisiyle finansal kuruluşlar için haksız gelir kalemi oluşturabilir. Şöyle ki, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, Ağustos 2024 itibarıyla Türkiye'de 28 milyon aktif kredi kartı kullanıcısı ve 125 milyon kredi kartı bulunmaktadır (Bankalararası Kart Merkezi, 2024; TCMB, 2024a). Dolayısıyla, kredi kartı faiz hesaplamalarında yapılacak küçük hatalar bile bankalar ve diğer kredi kartı düzenleme yetkisine sahip kuruluşlar için ciddi bir gelir kaynağı yaratma potansiyeli taşımaktadır.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanuna göre, tüketiciler ile bankalar ve diğer kredi kartı düzenleme yetkisine sahip kuruluşlar arasında tanzim edilen kredi kartı sözleşmeleri tüketici sözleşmeleridir. Bu tüketici sözleşmelerinde tüketicinin karşısında hangi finansal kuruluş olduğu fark etmeksizin tüketicinin kredi kartı dönem borcuna ilişkin hesap ekstresinde yer alan tüm parametreler 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununda tanımlanmıştır. Bu tanımlamalara göre:
Akdi faizin ve gecikme faizinin azami olarak ne olabileceği aynı Kanunun 26. maddesi 3. fıkrasında yer alan "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, azami akdi ve gecikme faiz oranlarını tespit etmeye yetkilidir ve belirlediği bu oranları 3 ayda bir açıklar." hükmü ile ifade edilmiştir. Uygulamada, faiz hesaplamasında azami oranlar kullanılmaktadır. 01/11/2024 tarihi itibarıyla azami akdi ve azami gecikme faizi oranları tüketicinin dönem borcuna göre değişiklik göstermektedir. Değişiklik sonrası oluşan durum aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.
| Dönem borcu 25.000 TL'nin altında ise | Dönem borcu 25.000 – 150.000 TL arasında ise | Dönem borcu 150.000 TL'nin üzerinde ise | |
|---|---|---|---|
| Azami akdi faiz oranı | %3,50 | %4,25 | %4,75 |
| Azami gecikme faizi oranı | %3,80 | %4,55 | %5,05 |
Akdi faizin ve gecikme faizinin ne zaman uygulanacakları aynı Kanunun 26. maddesi 2. fıkrasında yer alan "Dönem borcunun bir kısmının ödenmesi halinde kalan hesap bakiyesi üzerinden faiz hesaplanır. Kalan hesap bakiyesine, asgari tutar ve üzerinde ödeme yapılması durumunda akdi faiz, asgari tutarın altında ödeme yapılması durumunda ise gecikme faizi uygulanır. Temerrüt hali de dahil olmak üzere, kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmaz." hükmünde belirtilmiştir.
Faiz hesaplaması için dikkate alınacak sürenin ne olduğu aynı Kanunun 26. maddesi 1. fıkrasında bulunan "Bir hesap dönemine ilişkin toplam borç tutarı veya hesap bakiyesi üzerinden, o döneme ilişkin hesap özetinin düzenlendiği hesap kesim tarihinden önceki bir tarih itibarıyla faiz yürütülebileceğine ilişkin kayıtlar hükümsüzdür…" hükmünden çıkarılabilir. Kanunkoyucu bu hükümle faiz hesaplamasında süre olarak en fazla tüketicinin ödemeyi yaptığı gün ile hesap kesim tarihi arasındaki gün sayısının alınabileceğini kastetmiştir. Uygulamada, faiz hesaplamasında gecikme süresi olarak bu en fazla süre kullanılmaktadır.
Buna göre tüketiciye yansıtılacak akdi faiz ve gecikme faizi tutarları aşağıdaki şekilde formül haline getirilebilir.
Akdi faiz tutarı ve gecikme faizi tutarı toplamına Banka ve Sigorta Muamele Vergisi (BSMV) (bazı bankalarda %5, bazılarında %15 oranında uygulanır) ve Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) (%15) eklenmektedir. Bu iki kalem aşağıdaki şekilde formül haline getirilebilir.
Dolayısıyla tüketicinin dönem borcunu gecikmeli olarak ödemesi halinde ödeyeceği toplam faiz tutarı aşağıdaki formülle hesaplanır. Bu formülde her bir kalem tutarında iki ondalık basamağa yuvarlama yapılmalıdır.
Örnek vermek gerekirse, tüketicinin ilgili dönemdeki kredi kartı dönem borcuna ilişkin bilgilerinin aşağıdaki şekilde olduğunu varsayalım.
Verilen bilgilere göre bankanın tüketiciye yansıttığı 275,49 TL tutarında toplam faiz hesaplamasında hata olup olmadığını inceleyelim.
- Akdi faiz tutarı hesaplaması için yukarıda verilen formül uygulandığı takdirde Akdi Faiz Tutarı = (7.917,13 − 1.656,00) × %4,25 × (12 ÷ 30) = 106,44 TLolarak hesaplanır.
- Gecikme faizi tutarı hesaplaması için yukarıda verilen formül uygulandığı takdirde Gecikme Faizi Tutarı = 1.656,00 × %4,55 × (12 ÷ 30) = 30,14 TLolarak hesaplanır.
- BSMV tutarı hesaplaması için yukarıda verilen formül uygulandığı takdirde BSMV Tutarı = (106,44 + 30,14) × %15 = 20,49 TLolarak hesaplanır.
- KKDF tutarı hesaplaması için yukarıda verilen formül uygulandığı takdirde KKDF Tutarı = (106,44 + 30,14) × %15 = 20,49 TLolarak hesaplanır.
- Toplam faiz tutarı hesaplaması için yukarıda verilen formül uygulandığı takdirde Toplam Faiz Tutarı = 106,44 + 30,14 + 20,49 + 20,49 = 177,56 TLolarak hesaplanır.
Bu hesaplamalara göre bankanın tüketicinin kredi kartı dönem borcunu iki gün geç ödemesi sebebiyle yansıtması gereken toplam faiz tutarı 177,56 TL iken banka tüketiciye yansıtması gerekenden 97,93 TL fazla olarak 275,49 TL tutarında faiz yansıtmıştır.
Kredi kartı dönem borcuna ilişkin akdi faiz ve gecikme faizi hesaplamalarında yapılan hataların düzeltilmesi için Türkiye Bankalar Birliği bünyesinde teşkil edilmiş Bireysel Müşteri Hakem Heyetine başvurulabilir. Alternatif olarak kredi kartı sözleşmeleri tüketici sözleşmesi olarak nitelendirildiği için 2024 yılı için parasal değeri 104.000 TL altında bulunan hesaplama hataları için il ve ilçe tüketici hakem heyetlerine başvuruda bulunulabilir. (20/11/2024)