B·D Burak Doğan
Yazılar

582 Lira 79 Kuruş: Bir Mikro Alacağın Anatomisi

Av. Dr. Burak Doğan · Ocak 2024

Defter, kalem ve kahve fincanı

Bir önceki yazının konusu, teminat açığı 120 milyon lirayı bulan bir dosyaydı; hazırlanmasında görev aldığım bu heyet raporunun konusu ise anaparası 582 lira 79 kuruş olan bir itirazın iptali davası. İki dosya arasındaki iki yüz bin kata yakın fark, usulde tek bir şeyi değiştirmiyordu: her kalemin, tutarı ne olursa olsun, sözleşme ve mevzuat karşısında ayrı ayrı sınanması. Bu yazı, mikro ölçeğin o titizliği nasıl daha da görünür kıldığının hikâyesi.

Kalem Kalem Bir Envanter

Davacı aracı kurumun takibe koyduğu tutar, faiz ve ferileriyle 3,4 bin TL civarındaydı; anaparayı oluşturan kalemler ise âdeta bir hesap arkeolojisiydi. Yıllara yayılan aylık ekstre gönderimlerinin 5 lira 25 kuruştan başlayıp 15 lira 75 kuruşa tırmanan posta masrafları toplamda 409,50 TL ediyordu. Üç yılın yıllık hesap bakım ücretleri 175 TL; üç ayda bir tahakkuk eden ve tek tek kuruş mertebesinde seyreden takas saklama komisyonları toplamda 1 lira 8 kuruştu. Bir gayrimenkul yatırım ortaklığı payındaki bedelli sermaye artırımı ve temettü işlemlerinin neti ise — dürüst muhasebenin güzel bir örneği olarak — kurumun aleyhine 2 lira 79 kuruş çıkıyor ve anaparadan düşülüyordu. Listenin en iri kalemi, 407,62 TL ile noter ihbarname masrafıydı.

En Büyük Kalem, Dayanağı Olmayan Kalemdi

Raporun denetimi tam da bu noktada ayrıştı. Çerçeve sözleşmenin ücret ve komisyon hükümleri; posta masraflarının, bakım ücretlerinin, takas saklama bedellerinin ve pay işlemi masraflarının müşteriye yansıtılmasına açıkça imkân veriyordu — bu kalemler yönünden talep yerindeydi. Ne var ki kurumun, negatif bakiyeyi bildirmek için seçtiği noter ihtarnamesi yolunun masrafını müşteriye yükleyebileceğine dair ne sözleşmede ne mevzuatta bir dayanak bulunabildi; raporda bu kalemin talep edilemeyeceği kanaatine varıldı. Sonuç çarpıcıydı: anaparanın yüzde yetmişine yakınını oluşturan en büyük kalem, denetimden geçemeyen tek kalemdi. Faiz cephesinde de ince bir nokta not edildi: kalemler farklı tarihlerde doğduğundan, temerrüt faizinin tek bir tarihten toptan değil, her kaleme kendi tarihinden ayrı ayrı işletilmesi gerekiyordu; mahkeme uygun görürse bu hesabın çıkarılabileceği bildirildi.

Savunma Cephesi

Davalının savunması, dosyanın insan tarafını özetliyordu: borsada battığı için borsayı bıraktığını, bilgilendirme talep etmediğini, okuma imkânı verilmeden imzalatılan kâğıtlarla borçlandırıldığını söylüyordu. Raporda iki tespit bunun karşısına kondu: dosyada davalının profesyonel müşteri sayılmasını gerektiren hiçbir emare yoktu, genel müşteri statüsündeydi; sözleşme nüshası ise fotokopi olduğundan ıslak imza denetimine elverişli değildi ve şekle ilişkin takdir mahkemeye aitti. Kaldıraçlı işlemler için yazılmış teminat koruması kuralının bu dosyayla — bir masraf alacağıyla — ilgisinin bulunmadığı da ayrıca not edildi.

Ders

Mikro dosyanın makro dersi şudur: alacağın küçüklüğü, ne alacaklıyı belge disiplininden ne bilirkişiyi kalem kalem denetimden kurtarır. 582 liralık bir anaparanın peşine ihbarname, takip ve dava masrafıyla düşen kurum için asıl soru ekonomiktir; ama hukuki soru hep aynıdır: bu kalemin sözleşmedeki dayanağı hangi madde? O soruya cevap veremeyen kalem, tutarı beş lira da olsa dört yüz lira da olsa, hesaptan düşer.

Kaynakça
III-37.1 sayılı Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri Tebliği m.19
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ilgili hükümleri
İstanbul XX. Asliye Ticaret Mahkemesi XXXX/XXX E. sayılı dosyası Bilirkişi Heyeti Raporu
Tüm yazılar